1. Kuşlar Yasına Gider * Büyük ihtiyaçların küçüldüğü, küçük ihtiyaçların büyüdüğü döneme yaşlılık diyorlar. * Öyledir, dedi Zübeyir; bazı canlıları yara öldürmüyor, muhatapsız kalmak öldürüyor. * İşte o vakit, sonunda muhatapsız kaldım, muhatapsız kaldım dercesine ellerini iki yana açıyor, boynunu büküp hafifçe içini çekiyor, sonra da başını önüne eğiyordu babam. * İçimdeki ses uzaklara çekilmişti. * Bir vakit, ikimiz de sustuk. Neden sustuğumuzu bilmiyorum ama o [... Tamamını Oku ...]
1. Manik Serçe * Iyice yanmadan içi demlenemiyor insan. * Dirilt beni. Küt kesilmiş kalbimin Kökleri hala benim. Öyle zor tamamladım ki Birinci yarıyı, bundan sonrası Allahkerim.. * Adı ne güzeldi. Son harfi söylerken dudaklarım tamamen kapanırdı. Geçmişe üşüyecek gün bırakmazdı hiç. * Bize bütün söylenen,bir meleğin kanadıyla indiğimiz havadan..Bugün yerden göğe kadar haklı oluşumuz yalnızca bundan.. * Yani; ben bir adamı sevdim O da başka kadını “Biz” yine anlaştık aramızda konuşmadan. Hani mevzu [... Tamamını Oku ...]
1. Göçmüş Kediler Bahçesi * İnsan soyuna soyuna deriye varır, onura öz saygısına varır. Bunları yüzmek, koparıp atmak, güçtür ya, soyunmayı yürekten benimsemiş kişi, sırası geldiğinde, bu son adımı atmayı değer bellediğinde, ölmesini bilir. * Mutluluk, belki mutsuzluğun, belki umutsuzluğun kabul edilmesi anlamına gelecek. * Ne yalan söyleyeyim? Dedemin anlattığı masalların birinde “deniz” diye bir şey vardı. Su gibi bir şeymiş, karaların bittiği yerde başlarmış. Dünyanın [... Tamamını Oku ...]
1. Herkesleşme  * Yola âşık birini sevme; onlar kalmayı değil, gitmeyi bilir. * Zeyneb aniden elimi tutuverdi. Bu, ayın tam olarak güneşi örtmesi, bir serçenin korkusuzca size değecek kadar yaklaşması gibi bir şeydi. O anın bozulmaması için gözlerimi dahi kırpamıyor, sadece yutkunuyor ve hiçbir zaman ölmemeyi diliyordum. * Herkesin bir yabancısı var, en iyi O’nun tanıdığı… * Mesele , asıl sakınılası ve korkutucu olanın, sevgilim [... Tamamını Oku ...]
1. Masumiyet Müzesi * Gözyaşları ancak tek bir kişinin kucağında dinen bebeklere olduğu gibi, içimi derin, yumuşacık ve kadifemsi bir mutluluk sessizliği sarmıştı. * Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. Bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? Evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu. Derin bir huzurla her yerimi saran o harika altın an belki birkaç saniye sürmüştü, [... Tamamını Oku ...]
1. Eylül * Adam sen de, bunlar hep hülya; onun yerinde ben olsam ilk haftadan bunalırım… Zaten hiçbir şeyden memnun olmamak nasibi ile doğmuş değil miyim? * Kalabalık içinde yalnız yaşamak, kalabalık içinde gezip beraber bir köşeye kaçmak, işte asıl zevk budur. İnsan kalpleri, birbirine bağlılığın ne demek olduğunu o zaman anlar. Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum. * Hak eden mutlu [... Tamamını Oku ...]
1. Nietzsche Ağladığında * Belki de sevdiğiniz insanları düşünmektesiniz; ama daha derinlere inin… Sonunda, sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz. Siz, bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz. Siz arzuyu seviyorsunuz, arzu edilen şeyi değil… * Ben ümitsizliği tedavi edemem Doktor Breuer. Onu incelerim. Ümitsizlik, özfarkındalık uğruna ödenen bir bedeldir. Yaşama derinlere inerek bakacak olursanız, ümitsizlikle her zaman karşılaşırsınız. * Fakat bu nasıl mümkün olabilir?” diye devam etti [... Tamamını Oku ...]
1. Bozkırkurdu * Şu anda senin o çok sevdiğin kişi geldi aklıma, zaman zaman bana kendisinden söz açıp bazı mektuplarını okuduğun dostun Mozart. Onun durumu nasıldı peki? Onun yaşadığı çağda kim yönetti dünyayı? Kim işin kaymağını yedi? Kimin sözü geçti? Kim adam yerine kondu? Mozart mı, yoksa işini bilenler mi? Mozart mı, yoksa sıradan, sığ insanlar mı? Nasıl öldü Mozart? Nasıl gömüldü? Sanırım hep böyle oldu, [... Tamamını Oku ...]
1. İstanbul Kırmızısı * İstanbul hüznün, üzüntü ile özlemin arasında duran o duygunun şehri. * Aşkın ne okuma ne yazma bildiğini öğrendim. Duygular söz konusu olunca gizemli yasalarca yönetildiğimizi, belki kader belki serap; ama kesinlikle akıl ermez, açıklanamaz bir şeylerin var olduğunu öğrendim. Çünkü temelde aşık olmayı açıklayacak bir neden asla yoktur. Sadece olur. * Dedesi sürekli, ‘çiçeklerden ders al’ derdi. ‘Sabırlı olmayı, beklemeyi çiçeklerden öğren. [... Tamamını Oku ...]
1. Kuşlar da Gitti * İnsanlık öldü mü? dedim – Yok, dedi, ölmedi, ölmedi ama bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde. – Nerede kaldı acaba? Mahmudun yüzü bir an sevinç ışığında şakıdı. İnsanlık belki Mahmudun bu ağız dolusu gülücüğünde, yürek dolusu sevincindedir, kim bilir, belki kuşlarda gitti, dedi Mahmut. Sonra hiç konuşmadık. Kuşlar da gitti, kuşlarla birlikte de… Ne olacak kuşlar da gitti. * Uzaktan, İstanbuldan uğultular [... Tamamını Oku ...]