1. Bildiğimiz Dünyanın Sonu “Zaman her şeyi silip süpürür.” Eserleri yirmiden fazla dilde okunan Norveçli yazar Erlend Loe’nun unutulmaz bir modern zaman figürüne dönüşen kahramanı Doppler yuvaya dönüyor. Doppler romanının devamı niteliğindeki Bildiğimiz Dünyanın Sonu ormanın derinliklerinden sistemin derinliklerine uzanıyor: Çemberin içinde duramayanların bütün oyunlardan kovulduğu bir dünyada özgür kalmak mümkün mü? Ormanın derinliklerinde geçirdiği macera dolu ayların ardından bir ailesi olduğunu hatırlayan Doppler, geyiği [... Tamamını Oku ...]
1. Dönüşüm Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden) Dönüşüm “Bir kitap başımıza inen bir darbe gibi bizi sarsıyorsa neden zahmet edip okuyalım ki?” Franz Kafka 3 Temmuz 1882 – 3 Haziran 1924… insan ömrü için açılmış kırk yıllık kısa bir parantez ve bu kısa aralıklı paranteze sığdırılan ömre derinlik katan yedi eser, bunların yanında tamamlanmamış üç roman, iç dökümü yüzlerde mektup… Gotik öğelerle bezeli Gregor’un öyküsü, [... Tamamını Oku ...]
1. Hippi – Beyaz Kapak 1970 yılının Eylül ayında, dünyanın merkezi olma şerefi için yarışan iki mekân vardı: Londra’daki Piccadilly Circus ve Amsterdam’daki Dam Meydanı… 1970 yılının Eylül ayında uçak biletleri ateş pahası olduğundan uçakla seyahat ancak elit kesim için mümkündü. Gençlerden oluşan muazzam bir kitle içinse durum farklıydı. 1970 yılının Eylül ayında dünyaya kadınlar hükmediyordu… Genç hippi kadınlar demek belki daha doğru olur… 1970 [... Tamamını Oku ...]
1. Suç ve Ceza “Eski” öğrenci Raskolnikov, “kiracıdan” kiraladığı daracık odasında beş parasız günler geçirmektedir. Modern zamanların, çağdaş bilimin ve edebiyatın bu yaratıcı, akıllı genci, toplumun gerici bir canavara dönüşmüş karanlık avucunda ezilip un ufak mı olacaktır yoksa? Bir gün oturduğu bir kafede, anarşist düşüncelere sahip gençlerin konuşmalarına kulak misafiri olur ve aklına tüm dertlerine son verecek bir şey gelir. İlk iş olarak da kapıcının [... Tamamını Oku ...]
1. Görünmez Adam Görünmez Adam, yayımlanışının 110. yılında, İthaki Yayınları’nın Bilimkurgu Klasikleri’ne katılıyor! “H. G. Wells,  çocukken okumayı en sevdiğim yazardı.” -Vladimir Nabokov- “Wells’in kurguları okuduğum ilk kitaplardı; belki de okuduğum son kitaplar da onlar olacak.” -Jorge Luis Borges- “Şüphesiz Görünmezlik, İstediklerimi Elde Etmemi Sağlıyordu Ama Onların Tadını Çıkarmamı da İmkânsız Kılıyordu.” H. G. Wells, bilimkurgunun atası, türe adını altın harflerle yazdırmış en büyük yazarlardan. [... Tamamını Oku ...]
1. Mutfak “Mutfak” anneler, transseksüellik, sevdiğini kaybetme, mutfaklar, aşk, trajedi ve çağdaş Japonya’da özgür ruhlu iki kadının aklına gelen terimleri içeren iki öyküyü bir araya getiriyor. Japonya’nın en parlak genç edebiyat yıldızının şaşırtıcı orijinallikteki çalışması. “Yoshimoto’nun basit, şık tarzı Kazuo Ishuguro’nunki ile kıyaslanabilir. Aşk ve sevdiğini kaybetme üzerine akıllıca yorumlar hayal ve gerçekliğin hafif bir dokunuşuyla bulaşıcı güzellikte bir yazı.” -The Times- Yazar: Banana Yoshimoto [... Tamamını Oku ...]
1. Abum Rabum Karısı Saray, Avram’a çocuk verememişti. Saray’ın Hacer adında Mısırlı bir cariyesi vardı. Saray Avram’a, (…) “Lütfen cariyemle yat, belki bu yolla bir çocuk sahibi olabilirim” dedi. Avram Saray’ın sözünü dinledi. (…) Rabb’ın meleği (hamile kalan Hacer’e) (…) “Bir oğlun olacak, adını İsmail koyacaksın. (…) Herkes ona karşı çıkacak, kardeşleri onunla hep çekişme içinde yaşayacak” dedi (Tevrat, Tekvin, Bâb 16). İbrahim’in biri köle, [... Tamamını Oku ...]
1. Elia ile Yolculuk Dünyaca ünlü sinema ustası ve yazar Elia Kazan, kendini bir Amerikalı ya da Yunan gibi değil, bir Anadolulu gibi hissederdi. Pek çok oyuncuyu da birlikte çalışmaya “Anadolu gülüşü” dediği yetenekle ikna ederdi. Bu yetenek onu, hayatı boyunca taşıyacağı “işbirlikçi” etiketinden kurtaramadı. McCarthy dönemindeki hataları, onu ömür boyu kovaladı. Üçüncü Oscar’ını bile üzüntüyle kaldıran Kazan, belki biraz avunmak ve arınmak için annesinin [... Tamamını Oku ...]
1. Bir Yılbaşı Hikayesi Aslında tamamen bir kaçıştı benimkisi. Tüketim çılgınlığından, yozlaşmış siyasetten, açgözlülük ve ikiyüzlülükten kaçış… Özgürlük yoksulu ülkeleri demokrasi adına-imiş gibi işgal eden ülkelerden birinin vatandaşı olmak utancından, çaresizlikten, tıraş olmak mecburiyetinden ve tabii kendimden kısacık bir süre için kaçış, bir nefes molası…” Ancak bu “nefes molası”, Buket Uzuner’in sıcak, hınzır, bilge kalemiyle sürpriz bir yolculuğa, yürekçelen bir hikâyeye evriliyor. Tıpkı küçük bir [... Tamamını Oku ...]
1. Hüzünlü Bir Ponçik Yüreğim sensiz çok üşüyor, o kadar çok özledim ki ellerini…   Sen aşık bir kadındın. Aşka aşık, aşktan vazgeçmeyen bir kadın. Çok geç oldu bunu fark edişim. Bir seçenek olmak, aşık olunan değil, sadece o hissin denek olarak kullanıldığı bir yürek olmak acıtıyor içimi. Bundandır belki de benim sana deli gibi tutuluşum. Ve bundandır senin bana hiç tutunmayışın, ardında kırık dallar [... Tamamını Oku ...]