1. Suç ve Ceza “Eski” öğrenci Raskolnikov, “kiracıdan” kiraladığı daracık odasında beş parasız günler geçirmektedir. Modern zamanların, çağdaş bilimin ve edebiyatın bu yaratıcı, akıllı genci, toplumun gerici bir canavara dönüşmüş karanlık avucunda ezilip un ufak mı olacaktır yoksa? Bir gün oturduğu bir kafede, anarşist düşüncelere sahip gençlerin konuşmalarına kulak misafiri olur ve aklına tüm dertlerine son verecek bir şey gelir. İlk iş olarak da kapıcının [... Tamamını Oku ...]
1. Görünmez Adam Görünmez Adam, yayımlanışının 110. yılında, İthaki Yayınları’nın Bilimkurgu Klasikleri’ne katılıyor! “H. G. Wells,  çocukken okumayı en sevdiğim yazardı.” -Vladimir Nabokov- “Wells’in kurguları okuduğum ilk kitaplardı; belki de okuduğum son kitaplar da onlar olacak.” -Jorge Luis Borges- “Şüphesiz Görünmezlik, İstediklerimi Elde Etmemi Sağlıyordu Ama Onların Tadını Çıkarmamı da İmkânsız Kılıyordu.” H. G. Wells, bilimkurgunun atası, türe adını altın harflerle yazdırmış en büyük yazarlardan. [... Tamamını Oku ...]
1. Mutfak “Mutfak” anneler, transseksüellik, sevdiğini kaybetme, mutfaklar, aşk, trajedi ve çağdaş Japonya’da özgür ruhlu iki kadının aklına gelen terimleri içeren iki öyküyü bir araya getiriyor. Japonya’nın en parlak genç edebiyat yıldızının şaşırtıcı orijinallikteki çalışması. “Yoshimoto’nun basit, şık tarzı Kazuo Ishuguro’nunki ile kıyaslanabilir. Aşk ve sevdiğini kaybetme üzerine akıllıca yorumlar hayal ve gerçekliğin hafif bir dokunuşuyla bulaşıcı güzellikte bir yazı.” -The Times- Yazar: Banana Yoshimoto [... Tamamını Oku ...]
1. Abum Rabum Karısı Saray, Avram’a çocuk verememişti. Saray’ın Hacer adında Mısırlı bir cariyesi vardı. Saray Avram’a, (…) “Lütfen cariyemle yat, belki bu yolla bir çocuk sahibi olabilirim” dedi. Avram Saray’ın sözünü dinledi. (…) Rabb’ın meleği (hamile kalan Hacer’e) (…) “Bir oğlun olacak, adını İsmail koyacaksın. (…) Herkes ona karşı çıkacak, kardeşleri onunla hep çekişme içinde yaşayacak” dedi (Tevrat, Tekvin, Bâb 16). İbrahim’in biri köle, [... Tamamını Oku ...]
1. Elia ile Yolculuk Dünyaca ünlü sinema ustası ve yazar Elia Kazan, kendini bir Amerikalı ya da Yunan gibi değil, bir Anadolulu gibi hissederdi. Pek çok oyuncuyu da birlikte çalışmaya “Anadolu gülüşü” dediği yetenekle ikna ederdi. Bu yetenek onu, hayatı boyunca taşıyacağı “işbirlikçi” etiketinden kurtaramadı. McCarthy dönemindeki hataları, onu ömür boyu kovaladı. Üçüncü Oscar’ını bile üzüntüyle kaldıran Kazan, belki biraz avunmak ve arınmak için annesinin [... Tamamını Oku ...]
1. Bir Yılbaşı Hikayesi Aslında tamamen bir kaçıştı benimkisi. Tüketim çılgınlığından, yozlaşmış siyasetten, açgözlülük ve ikiyüzlülükten kaçış… Özgürlük yoksulu ülkeleri demokrasi adına-imiş gibi işgal eden ülkelerden birinin vatandaşı olmak utancından, çaresizlikten, tıraş olmak mecburiyetinden ve tabii kendimden kısacık bir süre için kaçış, bir nefes molası…” Ancak bu “nefes molası”, Buket Uzuner’in sıcak, hınzır, bilge kalemiyle sürpriz bir yolculuğa, yürekçelen bir hikâyeye evriliyor. Tıpkı küçük bir [... Tamamını Oku ...]
1. Hüzünlü Bir Ponçik Yüreğim sensiz çok üşüyor, o kadar çok özledim ki ellerini…   Sen aşık bir kadındın. Aşka aşık, aşktan vazgeçmeyen bir kadın. Çok geç oldu bunu fark edişim. Bir seçenek olmak, aşık olunan değil, sadece o hissin denek olarak kullanıldığı bir yürek olmak acıtıyor içimi. Bundandır belki de benim sana deli gibi tutuluşum. Ve bundandır senin bana hiç tutunmayışın, ardında kırık dallar [... Tamamını Oku ...]
1. Marslı Goodreads okurlarına göre 2014’ün En İyi Bilimkurgu Romanı! Altı gün önce, Mark Watney Mars’a ayak basan ilk insanlardan biriydi. Şimdi ise, orada ölmesi neredeyse kesin. “Çok uzun zamandan beri okuduğum en iyi kitap. Zeki, eğlenceli ve gerilim dolu. Marslı, bir romandan isteyebileceğiniz her şeye sahip.” -Hugh Howey, Wool serisinin yazarı- “Sürükleyici… Defoe’nun Robinson Crusoe’su sanki daha zeki biri tarafından yazılmış gibi.” -Larry Niven, [... Tamamını Oku ...]
1. Kolera Günlerinde Aşk Kolera Günlerinde Aşk”, bırakılmış bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayarak yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsü. “Marquez”in, ustalığı, bu öyküyü bir destana dönüştürüyor: aşkın, deli-akıllı, yabanıl-evcil, tensel, romantik tüm biçimlerinin pastoral bir şiirin büyüsüne büründüğü bir destan. On dokuzuncu yüzyılın yirminci yüzyıla dönüştüğü bir zaman dilimini kapsayan bu bitmeyen aşkın gerisinde, çağdaşlaşma çabası içindeki bir toplumun çeşitli yönlerini, özellikle taşra [... Tamamını Oku ...]
1. Simru Nereden çıktın yine karşıma? Tamamlayamadığın hangi vicdansızlığın için döndün? Geçmişim olamamıştın, şimdi geleceğimde olmak için mi geldin? Artık benim için sen bir “fark etmez”sin. Fırtınada kaybolmuş bir yelkenli için rüzgârın nereden estiği önemli değildir. Geçti artık o günler… Mezarıma çiçekle gelmen, beni öldürmüş olman gerçeğini değiştirmiyor. Sessiz çığlıkları vardır kırılan kalbimizin ve onları yalnızca Allah duyar. Senin duymadığın ve hiçbir zaman duyamayacaklarından bahsediyorum. [... Tamamını Oku ...]