” Kuşlar da Gitti ” Kitabından 15 Harika Alıntı

yaşar kemal - kuşlar da gitti

1. Kuşlar da Gitti

* İnsanlık öldü mü? dedim
– Yok, dedi, ölmedi, ölmedi ama bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde.
– Nerede kaldı acaba?
Mahmudun yüzü bir an sevinç ışığında şakıdı. İnsanlık belki Mahmudun bu ağız dolusu gülücüğünde, yürek dolusu sevincindedir, kim bilir, belki kuşlarda gitti, dedi Mahmut.
Sonra hiç konuşmadık. Kuşlar da gitti, kuşlarla birlikte de… Ne olacak kuşlar da gitti.

* Uzaktan, İstanbuldan uğultular geliyor, Kızıl kanatlı yırtıcı kuş menekşenin üstünde, göğsünü esen yele verip kanatlarını germiş süzülüyor, Önümde İstanbul şehrinin acımazsızlığının, yitmişliğinin, kendi kendini, insanlığını unutmuşluğunun, çok şeyler yitirmişliğinin bir anıtı, yüzlerce kuş başından dikilmiş bir anıtı duruyordu.hanna’ya göre İncil. Kelimeden önce de Yalnızlık vardı. Ve Kelimeden sonra da var olmaya devam etti Yalnızlık… Kelimenin bittiği yerde başladı; Kelime söylenemeden önce başladı. Kelimeler, Yalnızlığı unutturdu ve Yalnızlık, Kelimeyle birlikte yaşadı insanın içinde. Kelimeler, Yalnızlığı anlattı ve Yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. Yalnız Kelimeler acıyı dindirdi ve Kelimeler insanın aklına geldikçe, Yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu.

* Kuşlar unutkan olurlar, gene gelecekler.

* Umutların öldüğüne iyice inandığın bir anda insanlık, binbir yönden açan bir ışık-umut çiçeğiyle birden aydınlanıverir.

İnsanlıktır bu… Kat kattır, en sağlam, en güzel mücevheri en alttadır, soydukça insanlığı, kabuğundan soydukça, bir kat, iki, üç, dört, beş kat, gittikçe aydınlanır insanlık, güzelleşir. Çirkin olan insanlığın en üst kabuğudur. Adam olan hem kendi kabuğunu, hem insanlığın kabuğunu durmadan soymaya çalışır. Soyduka ortalık aydınlanır, soydukça…

* O zamanlar insanlar, daha iyiydiler denemez, kim-bilir, ama daha başkaydılar. Belki de kuşları daha çok seviyordular. Belki de yürekleri yufka, daha acımayla, daha sevgiyle doluydular. Belki de doğaya daha yakındılar, kimbilir… Şimdiki insanlara vız geliyor kafeslerde küçücük kuşların ölmesi.

* Cehennem yerinde hiç ateş yoktur, herkes ateşini burdan götürür…

* Ekmek çalmak kolay, yakalanınca, Semih fırıncıya bir çıkışacak, bir çıkışacak, her zaman ki yaptığı gibi, ne be, bu dünyada bu kadar kızarmış, taze taze, mis kokulu ekmek varken biz acımızdan mı öleceğiz be!
Fırıncı suçlu çıkıp yakasını bırakacak. Bir seferinde Semihi yakalayan fırıncı, Semih öylesine konuştu ki, adam neredeyse ağlayacaktı.

* Mahmut kuşları yakalayıp kafeslere tıka basa dolduranlara kızmaz, Mahmut, o kuşları kafeslerden kurtarmak, kurtarıp da sevaba girmek istemeyenlere kızar, onları kınar.

* Biz onu bulamıyorsak gücümüz yoktur. O parlak ışığı göremiyorsak, gözümüz içimizin karanlığındadır.

* İstanbul şehrinin göğünü çok ucuza cennet karşılığı alınıp bırakılmış kuşlar doldurur. Özellikle kuşları alıp bırakmaya çocuklar meraklıdırlar. Haa, bir de çok yaşlılar…

* Gelecek yıl işte burada, şu bakır rengi dikenliğin yerinde için bulanmadan bakamayacağın çirkin beton apartmanlar,villalar yükselecek. Sokaklarında yalnız birbirine gösteriş yapmak, para para, yalnız para kazanmak için yaşayan, insanlıklarını unutmuş yaratıklar caka satacaklar.

* Bu dünyada tekmil yaratıklar birbirlerinin dilinden anlarlar.” dedim.

* Kuşlar küstü bize.O kadar geldiler,o kadar kovaladık ki onları, o kadar aşağılayıp yakalayamadık ki,şu küçük kuşları yakaladık da onlar küstüler bize,insanlara,başlarını alıp çekip gittiler…

* “İşte kuşlar da gitti.”
“Giderler, aldırma.”

Yazar: Yaşar Kemal
Sayfa Sayısı: 79
Satın Al

PaylaşShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Bir cevap yazın