” İstanbul Kırmızısı ” Kitabından 12 Harika Alıntı

istanbul kırmızısı

1. İstanbul Kırmızısı

İstanbul hüznün, üzüntü ile özlemin arasında duran o duygunun şehri.

* Aşkın ne okuma ne yazma bildiğini öğrendim. Duygular söz konusu olunca gizemli yasalarca yönetildiğimizi, belki kader belki serap; ama kesinlikle akıl ermez, açıklanamaz bir şeylerin var olduğunu öğrendim. Çünkü temelde aşık olmayı açıklayacak bir neden asla yoktur. Sadece olur.

* Dedesi sürekli, ‘çiçeklerden ders al’ derdi. ‘Sabırlı olmayı, beklemeyi çiçeklerden öğren. Çünkü çiçekler dondurucu kışın ardından ilkbaharın geleceğini bilirler.

* Yola çık, güneye git. Mümkün olduğunca güneye. Denizin seni okşayan bir renge sahip olduğu, sana iyi geleceği bir yere. Tek bir lokantanın, yeni tutulmuş bir balığın pişirildiği tek bir lokantanın olduğu, etiketsiz, belki biraz reçine kokan beyaz şarabın içildiği yere git. Oturup günbatımını seyredebileceğin bir yer olsun…

Aşk hakkında öğrendiğim, aşkın var olduğudur. Ya da belki, daha yalın anlatımla aşk hakkında öğrendiğim ve öğrenmeyi sürdürdüğüm, filmlerimde, bütün filmlerimde anlattığımdır. Yani sevdiğimiz insanları asla unutmadığımız, onların daima bizimle kaldıklarıdır; bizi onlara artık var olmasalar bile çözülmez biçimde bağlayan bir şeyler olduğudur.

Çünkü her şey değişiyor ama değişmeyen şey, dünyayı değiştirme arzusu.

* Havaalanları vedalaşmalar ve hatta kucaklaşmalar için uygun değil; tren istasyonlarının büyüsü yok oralarda.

* Çünkü aşk cinsiyet ayırmaz; aşk sever, işte o kadar.

* …temelde aşık olmayı açıklayacak bir neden yoktur. Sadece olur. Bu bir gizemin içine girmek gibidir:sınırı aşmak, eşiği atlamak gerekir. Ve orada, bu gizemde mümkün olduğunca uzun süre kalmayı denemektir.

* Her bahar gitmek isterim. Gittiğim olmadı hiç. Ama olsun…İstemek de güzel.

* Biliyor muydun, Japonya’da kırık seramikleri onarırken kırığı örtmeye çalışmazlar, tam tersine onu vurgulamak için kırık yeri altınla doldurarak düzeltirler’ diyor. Çünkü bir şey zarar gördüyse, bir öyküsü varsa bu daha güzel sayılır.

* Çünkü her şey değişiyor ama değişmeyen tek şey, dünyayı değiştirme arzusu. Her şey değişiyor ama devrim değişmiyor.

 

Yazar: Ferzan Özpetek
Sayfa Sayısı: 144
Satın Al

PaylaşShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Bir cevap yazın