” Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu ” Kitabından 15 Enfes Alıntı

Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu

* Eve girdiğimde göz altlarımda taşıdığım onar kiloluk torbaları kapının önüne bıraktım. Ellerimdeki yalnızlığı katlayıp montumun cebine sıkıştırdım. Prangalarımın sesini duyunca “ sen mi geldin?” Dedi annem. Dedim “ Bilmem ki anne, ben mi geldim?”

* İntikam; taş atana taş atmak değil, taş atanı unutmak, atılan taşı saklamaktı benim dünyamda. Öyle yaptım. Göğsümün ortasına,kalbimin durgun sularına atılmış o taşı,hayali bir yakut gibi boynuma taktım

* İçimde tek bir mum kalacaktı hani ; peki ne bu yürekteki bin dönümlük orman yangını?

Kalp kırıklığı böyle bir şey. Kırıldığı yetmez, sağa sola saçılır kırıkları.

*  Acıyı çekerken çekiyorsun, anlatırken gözyaşların senden önce konuşuyor. Yıllar içinde alışıyorsun, her geçen gün daha çok alışıyorsun. Bir zaman sonra başkasının hikâyesi gibi anlatmaya başlıyorsun, sanki sen yaşamamışsın, sanki sen çekmemişsin gibi.

* …ne olur versin, hatta sabır neredeyse gidip alayım, ağacı varsa toplayayım, çiçeği varsa dikeyim, taşı varsa alıp boynuma asayım, sabır yağmur olup aksın altında ıslanayım istedim.

* …anlıyordum ki fakirlik ve ucuzluk aynı şey;biri insana biri eşyaya mahsus;ikisi de sevilmiyor,ikisinde de tüm samimiyetine rağmen değersizleşiyorsun…

* Bazen yanından geçiyor insan yazgısının, bazen elinden tutuyor ama bunun kaderi olduğunu anlamıyor. Tam yakalayacak gibi oluyor ama uçup gidiyor. Sonra bir gün, hiç hesapta yokken, hiç beklemezken, başka âlemlerdeki seyrini tamamlıyor senin olan şey, çıkıp gelip ve seni buluyor.

* Her sabah yeniden doğup, her akşam yeniden ölen evladı için çok gözyaşı döktü annem. Açıkça söylemem gerekirse, resmen anamı ağlattın bir tanem.

* Morg neden tek heceli kelime o gün anladım. İki heceli olsa çıkmaz insanın ağzından…

İnsan iyiyse hep iyi kalıyor.

* Birlikteydik, aynı evde yaşıyorduk, aramıza demiryolu döşenecek kadar mesafe bıraksak da hâlâ aynı yastığa baş koyuyorduk. Ama gün içinde, aklıma geldiğinde, yüzünü hatırlayabilmek için cep telefonumdaki fotoğraflarına bakma ihtiyacı duyuyordum. Senin fotoğrafını bulabilmek için aylar öncesine gitmem gerekiyordu, birlikte çekilmiş bir fotoğraf bulabilmek için telefonumun hafızası yeterli gelmiyordu. Yoktuk.

* Kırık dökük aşklar, yaşanmamışlıklar, olmamışlıklar, bir çocukluk anısına teğellenmiş hüzünler, aşkın sonsuz bekleyişleri, ayrılıklar, kentler, köyler, yollar, rüzgârlar, gündoğumları.. Hayat bizim için saklamaya hazır olduklarımızı, bize yakışanları, ihtiyacımız olanları ve bizi büyütecekleri, bizi biz edecekleri biriktirir…

* Kursağımda kalan o şeyin “hevesim” olduğunu yıllar sonra anladım.

* Özgürlük mü demiştin, buyur katilimi sen seç.

Yazar: Şermin Yaşar
Sayfa Sayısı: 168
Satın Al

PaylaşShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Bir cevap yazın