Kitapseverler Tarafından Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar

1. Dönüşüm

Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)

Dönüşüm

“Bir kitap başımıza inen bir darbe gibi bizi sarsıyorsa neden zahmet edip okuyalım ki?” Franz Kafka

3 Temmuz 1882 – 3 Haziran 1924… insan ömrü için açılmış kırk yıllık kısa bir parantez ve bu kısa aralıklı paranteze sığdırılan ömre derinlik katan yedi eser, bunların yanında tamamlanmamış üç roman, iç dökümü yüzlerde mektup…

Gotik öğelerle bezeli Gregor’un öyküsü, birey ile muktedir arasında yaşanan çatışma döngüsüne ve yabancılaşmanın tekinsizliğine dair bit manifestodur. Dönüşüm, kurmacanın sınırlarına giren pek çok olguyu ve kavramı harmanlayarak sunan bir yapıt olması yönüyle metin odaklı eleştiri noktasında okura özel özgürlük alanları açar. Bu nedenledir ki gerek liselerde gerek üniversitelerde okuma listelerinin vazgeçilmezleri arasındadır. Bu vazgeçemeyişin gizi Dönüşüm’ün alt metinlerine sızmıştır. Eserin sonunda fark ederiz ki trajik olan Gregor’un başına gelenler değil, eserde açmaz olarak sunulan insanlık sorunlarının aradan geçen onlarca yıla rağmen geçerliliğini koruyor olmasıdır. Kafka, öyküsel manifestosunu yapılandırırken ironinin olanaklarını da göz ardı etmez.

Yazar: Franz Kafka
Sayfa Sayısı: 48
Satın Al

2. Siddhartha

“Genel olarak herkesçe kabullenilmiş Buddha imgesini aşan bir Buddha yaratmak, daha önce eşine rastlanmamış, büyük bir başarıdır. Siddhartha, benim gözümde, Kutsal Kitap’tan kat kat üstün bir ilaçtır…” 20. yüzyılın en büyük romancılarından Henry Miller’a bu sözleri söyleten Siddhartha, 1946 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Alman yazar Hermann Hesse’nin baş­yapıtıdır. I. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda insanları yaşamlarını yeniden kurmaya çağıran, Doğu gizemciliğini yücelten Siddhartha, kuşaklar boyunca nerdeyse bir “kutsal kitap” gibi okunmuştur. Siddhartha’da Buddha’nın yaşamının ilk yıllarını şiirsel bir üslupla anlatan Hesse, insanın öz benliğini bularak uygarlığın yerleşik biçimlerinden kurtulmaya çalışmasını işler. “Bu kitapta,” der, “tüm dinlerde, insanların benimsediği tüm inanış biçimlerinde ortak olan yanı, tüm ulusal ayrımları aşan, tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği şeyi yakalamaya çalıştım.”
(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Hermann Hesse
Sayfa Sayısı: 152
Satın Al

3. Dava

İnsan zihninin ve bedeninin baskılandığı, korkuya maruz bırakıldığı hayatların her taraftan kuşatıldığı 20. yüzyılda geçen bir adamın öyküsünü anlatıyor bu kez Franz Kafka. 1925 yılında, ölümünden sonra yayımlanan bu eseri sembolik bir hikâye gibi algılayabilir, bir varoluşçunun gözünden görebilir ya da totaliter rejimlerin çılgınlığında yaşadığımız modern bürokrasilerin bir trajedisi gibi okuyabilirsiniz.

Kafka, suçunu hiç bilmeden yargılanan Josef K.’nın hikâyesinde korku çağında yaşayan insanların birbirlerinden korktukları sürece bu düzenden kurtulamayacaklarını anlatır. Çağlar boyunca okunacak bu klasik eser, gelecekte de insanlara kendilerini anlatmaya devam edecektir.

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Franz Kafka
Sayfa Sayısı: 304
Satın Al
4. Suç ve Ceza
1860’lı yılların Petersburg’unda buhran ve yokluk içerisinde bir hukuk öğrencisi olan Raskolnikov, tabuta benzeyen odasında, geçinmek için eşyalarını rehin verdiği tefeci kadını öldürme planı yapar. Bir “bit” olarak gördüğü bu yaşlı kadını toplumun yararı için adeta “ezmek” istemektedir. Ancak eyleme geçtiği sırada, yanında “iyi bir insan” olan kız kardeşinin olacağını hiç hesaba katmamıştır.Raskolnikov’un içine düştüğü ikilem ve psikolojik hesaplaşmalar, yüz elli yıldır bütün dünyayı “Tanrı’nın yokluğunda insanın sınırı ne olmalıdır?” sorusu ile kasıp kavurarak Rus edebiyatının en büyük eserinin doğmasını sağlamıştır.

Özgürlük yolunda insanın hangi “eşikleri” aşabileceğini, kötülüğün sınırının nerede başladığını sorgulayan, erdemle vicdan arasında sıkışıp kalan iç dünyalara ışık tutan Dostoyevski’nin dahice kurguladığı, bir suçun psikolojik kaydı niteliğindeki bu eşsiz eserini Hülya Arslan’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Fyodor Dostoyevski
Sayfa Sayısı: 672
Satın Al

5. 1984

İngiliz yazar George Orwell’in 1949 yılında yayımlanan ve kısa sürede kült mertebesine erişmiş eseri 1984, 1949 yılında yayımlanmıştır. Distopya türünde bir roman olan 1984, “Büyük Birader”, “Düşünce Polisi”, “101 Numaralı Oda”, “2+2=5” gibi çeşitli terminolojileri ve kavramları günümüz lugâtına dahil etmiştir. George Orwell kitapları arasında en çok bilinen eserdir.

Romanın adı “Avrupa’daki Son Adam” ismiyle yayımlanmak istenmiştir fakat Orwell’ın yayıncısı başarılı bir pazarlama stratejisiyle kitabın adını Bin Dokuz Yüz Seksen Dört olarak değiştirmiştir.

Roman, II. Dünya Savaşı’ndan sonra oluşan totaliter rejimlere ağır bir eleştiri niteliğindedir ve romandaki alegoriler ve semboller bu totaliter devletleri işaret etmektedir.

George Orwell 1984 kitap özeti kısaca belirtilmek gerekirse romanın dünyası üç ayrı rejimle yönetilmektedir: Okyanusya, Avrasya ve Doğu Asya… Sovyetler Birliği’ni andıran Okyanusya, düşünmeden itaat eden  ve Büyük Birader adında birine bağlılıkları olan halkın yaşadığı devlettir. Toplumdaki tüm insanların hareketleri, düşünceleri ve davranışları izlenmektedir. Bir yeraltı örgütü olan muhalif özellikteki Kardeşlik ve bu örgütün lideri Goldstein, bu toplumun düşmanı olarak görülür. Romanın baş karakteri Winston’ın çeşitli olaylara dahil olmasıyla roman, okuyucuların akıllarında birtakım soru işareti bırakacaktır: Büyük Birader ve Goldstein gerçekten yaşıyorlar mıdır?

Can Yayınları’yla özdeşleşmiş kitaplardan biri olan 1984, Utku Lomlu’nun minimalist kapak çalışmasıyla günden güne artan bir okuyucu kitlesi edinmektedir. Eserin tercümesinde Hayvan Çifliği’nde olduğu gibi yine Celal Üster yer almaktadır.

Eser, her ne kadar Aldous Huxley’nin Cesur Yeni Dünya adlı eseri ile birlikte distopik roman alanında en iyi bilinen kitaplar olsa da distopya türünün yaratıcısı Rus yazar Yevgeni Zamyatin’dir ve yazarın kitabı “Biz” (1920); 1984’ün, Cesur Yeni Dünya’nın ve Ursula K. Le Guin’in Mülksüzler adlı eserinin ilham kaynağıdır.

Yazar: George Orwell
Sayfa Sayısı: 257
Satın Al

6. Fareler ve İnsanlar

Pulitzer ve Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan John Steinbeck’in çağımızın toplumsal ve insani meselelerini ustalıkla resmettiği eserleri modern dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alır. Steinbeck romanlarında yalın ve keskin bir gerçeklik sunarken yine de her seferinde çarpıcı bir öykü ile çıkar okurunun karşısına. Tarihin bir kesitindeki dramı insani ayrıntıları kaçırmadan sergilerken, “tozpembe olmayan gerçekçi bir umudun” türküsünü dillendirir. Bu nedenle eserleri edebi değerleri kadar güncelliklerini de hiç yitirmemiştir.

Fareler ve İnsanlar, birbirine zıt karakterdeki iki mevsimlik tarım işçisinin, zeki George Milton ve onun güçlü kuvvetli ama akli dengesi bozuk yoldaşı Lennie Small’un öyküsünü anlatır. Küçük bir toprak satın alıp insanca bir hayat yaşamanın hayalini kuran bu ikilinin öyküsünde dostluk ve dayanışma duygusu önemli bir yer tutar. Steinbeck insanın insanla ilişkisini anlatmakla kalmaz insanın doğayla ve toplumla kurduğu ilişkileri de konu eder bu destansı romanında. Kitabın ismine ilham veren Robert Burns şiirindeki gibi; “En iyi planları farelerin ve insanların / Sıkça ters gider…”
(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: John Steinbeck
Sayfa Sayısı: 128
Satın Al

7. Ölü Canlar

Ergin Altay çevirisi, Yazarın ve Edmund Wilson’un önsözleriyle, Victor Şklovski ve Mihail V. Şahtin’in sonzözleriyle, Yazarın döneme dair mektuplarıyla, Yazar ve dönem kronolojisiyle.

İlk Rus klasikleri arasında yer alan Ölü Canlar, 19. yüzyıl Rus toplumunun en başarılı hicivlerindendir. Gogol, hayranı olduğu Puşkin’in önerisiyle yazdığı Ölü Canlar’da dönemin Rusya’sını kitabın kahramanı Çiçikov üzerinden anlatır. Zengin olma hayaliyle yanıp tutuşan Çiçikov kendisine kurnazca bir yol bulmuştur: Kasaba kasaba dolaşıp toprak sahiplerinin ölü kölelerini kâğıt üzerinde satın alarak “itibar sahibi bir beyefendi” olmak…

Gogol’ün İlahi Komedya’dan esinlenerek üç cilt olarak tasarladığı eseri, ilk cildinin ardından sansür komitesinden büyük eleştiriler alır. 10 yıl sonra ikinci cildi tamamladığında Gogol, geçirdiği bir buhranla eserin elyazmalarını yakar. İlk tasarlanan haline uygunşekilde tamamlanamamasına rağmen bütünlüklü bir kitap olan Ölü Canlar, metnin alt başlığı gibi adeta “bir epik şiir”dir ve 19. yüzyıl Rus edebiyatının en başarılı örneklerindendir. “Gogol’ün kahkahasının ardında görünmez gözyaşları hissedersiniz.”
-Aleksandr Puşkin-
(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Nikolay Vasilyeviç Gogol
Sayfa Sayısı: 455
Satın Al

8. Yüzyıllık Yalnızlık

“Yüzyıllık Yalnızlık’ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. Yüzyıllık Yalnızlık’ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım, ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı. Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü olağan şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. Yüzyıllık Yalnızlık’ı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım. Bu romanı dikkat ve keyifle okuyan, hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım, kitabımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız.”
(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Sayfa Sayısı: 464
Satın Al
9. Tutunamayanlar

Ülkemizin en değerli yazarlarından biri olan Oğuz Atay’ın yazıldığı dönemde büyük tartışma konusu olmuş eseri Tutunamayanlar, 1972 yılında yayımlanmıştır. Eser, bilinç-akışı tekniğiyle döneme damgasını vurarak Türk Edebiyatı’nda yeni bir çağı başlatmıştır. Pek çok eleştirmen, Tutunamayanlar’ı Türk Dili’nde yazılmış en iyi eser olarak değerlendirmektedir.

Tutunamayanlar Oğuz Atay ismiyle özdeşleşmiş bir roman olarak, büyük yazarımızın hayatından izler taşımasıyla da kısmen otobiyografik bir eser olarak da değerlendirilebilir. Roman, son derece üst düzey diliyle çevirisi en zor romanlar arasında yer alır. Tutunamayanlar, sadece birkaç dile çevrilebilmiştir. “Het leven in stukken” adı altında Flemenkçeye (Hollanda Dili) çevrilen eser, eserin Hollandalı çevirmenine ödül kazandırmıştır.

Tutunamayanlar konusu itibariyle intihar eden arkadaşının geçmişini araştıran Turgut Özben’in, söz konusu arkadaşı Selim Işık’ın modern hayata neden “Tutunamadığı”nı öğrenme çabasını anlatmaktadır. Romanda Turgut’un karşılaştığı her kişi Selim Işık’ı tanıyan kişilerdir ve her biri Turgut’a Selim’in farklı yönlerini aktarmaktadır.

İletişim Yayınları’nın en prestijli kitaplarından biri olan Tutunamayanlar, ülkemizde olduğu kadar Dünya çapında da merak konusu olan eserlerden biridir.

Her yıl çok satan kitaplar arasında yer alan Eser, TRT Roman Ödülü’ne sahiptir. Tutunamayanlar romanının ilk baskısı 1000 TL gibi bir fiyat ile alıcı bulmuştur.

Yazar:Oğuz Atay
Sayfa Sayısı: 724
Satın Al
10. Dalgalar
Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)

AYLAK ADAM

Babası tarafından hasta olduğuna inandırılıp karanlık bir odada, güneşten, açık havadan uzak yaşamaya mahkûm edilen Elizabeth Barrett, Victoria Dönemi’nin en ünlü şairlerinden biriydi. Robert Browning’le olan aşkları ve kendi hayatlarını kurmak üzere Floransa’ya kaçışları, Avrupa edebiyat dünyası için hâlâ ilgi çekici, destansı bir başlıktır.

Barrett ve Browning’in mektupları Virginia Woolf’un eline geçtiğinde, muhtemelen herkes gibi o da hayranı olduğu Elizabeth Barrett’ı merkeze alan bir metin yaratacağını düşünmüştü. Fakat rivayete göre, Barrett’ın köpeği Flush hakkında yazdıklarını o kadar etkileyici bulmuştu ki hikâyeyi onun üzerine kurgulamaktan kendini alamadı.

Flush, bugüne dek sessiz kalan dostlara söz hakkı vererek aşkı, mutluluğu, mutsuzluğu ve hatta aristokrasiyi, sınıfsal farklılıkları, kısacası dünya düzenini onların gözünden anlatan, benzerine az rastlanır bir roman.

Editör: Şebnem Soral

Kapak Tasarım: Melike Oran

Yazar: Virginia Woolf
Sayfa Sayısı: 256
Satın Al

PaylaşShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Bir cevap yazın