Yeni Çıkan 10 Kitap (Haziran 2018)

1. Önce Benden Sonraki Sen

Bir kadının öldükten sonra eski sevgilisine iletilmek üzere vasiyet ettiği defterde nasıl bir hikâye gizli? Boşanmış bir kadın, ömründe ilk kez kapıyı anahtarıyla açıp boş bir eve adım attığında kendisiyle nasıl bir hesaplaşma içine girer? Otuz yıl sonra Beşiktaş İskelesi’nde buluşan eski sevgililer, bir çay ocağında oturup neler konuşurlar? Kendini korumak için eşini bıçaklamış bir kadın, demir parmaklıkların ardından hayata ve aşka nasıl bakar? Terk edilmişliği, aldatılmışlığı, tek başınalığı kabul edemeyen bir kadın, yaşadığı çaresizlikle nasıl baş eder, hangi çılgınlıklara kalkışır? Gazetede tesadüfen okunan bir ressamın ölüm haberi, geçmişin derinliklerinde unutulmuş hangi gerçeği ortaya çıkarır?

Nesrin Bakırcı, ilk öykü kitabında kadınların saklı dünyasının derinliklerinde dolaşıyor. Her kadının ve erkeğin iç dünyasındaki, anlamlandırmakta zorlandığı olaylara ve hissettiği duygulara yakından bakıyor. Bu bakış, hüzünlü olduğu kadar dirençli, romantik olduğu kadar gerçekçi. Yazar, öykü sanatının olanaklarını kullanarak, kadın olmanın gerçekliğini bütün çıplaklığıyla ortaya koymak istiyor.

Her öykü, insan ve kadın olmaya dair çarpıcı bir ayrıntıyı, sürükleyici bir dil ve sahici diyaloglarla gözler önüne sererek, hayatın anlamına dair bir yolculuğa çıkarıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Nesrin Bakırcı
Sayfa Sayısı: 135
Satın Al

2. Şiirlerde Bir Kadın

Öldüreceğiz birbirimizi,

Öyle tankla tüfekle değil,

Eskide kalacak onlar,

İlkel kalacak.

Sevgisizlik olacak silah, samimiyetsizlik

Ve de merhametsizlik,

Saldıracağız birbirimize.

Oysa herkes iyiydi kendince,

Nerede iyilik?

Kötülük nerede?

İlk saldıran kendi silahıyla vurulacak elbette,

Sevgisizlik vuracak onu, samimiyetsizlik

Ve de merhametsizlik vuracak.

Bu üçüne güven yok,

Bunlar arkadaştır çünkü.

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Tuğba Çapan Cabi
Sayfa Sayısı: 80
Satın Al

3. Albay Dedemin Saçmaları

M. Cemal Oşkan 22 Eylül 1927’de Edirne’de doğdu.

1947’de Harp Okulu’ndan mezun oldu. Elektronik ve Bilgisayar (hardware) eğitimini ABD’de aldı. Türkiye’de radar tekniği öğretmenliği, İngiltere ve Fransa’daki radar fabrikalarında öğretmenlik ve tercümanlık yaptı.

1962 yılından 1965’e kadar İtalya’daki NATO Karargahı’nda şube müdürü ve 1965–1974 arasında NATO radarlarının yenilenme projesinde Türkiye Koordinatörü olarak çalıştı.

2005 yılında yazmaya başladığı:

“LİSE SON VE ÜNİVERSİTELER İÇİN KENDİ KENDİNE YÜKSEK MATEMATİK (CALCULUS) Fonksiyon – Limit – Türev – İntegral – Lineer Cebir” kitabı 2015’te yayınlandı.

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: M. Cemal Oşkan
Sayfa Sayısı: 151
Satın Al
4. Bir Devrimi Sahnelemek
İran’daki İslami Devrim, kelimelerin ve imgelerin kurulu düzenin askerî gücüne başarılı bir biçimde meydan okuduğu olağanüstü tarihî olaylardan biriydi. Devrim’in karizmatik lideri olan Ayetullah Humeyni’nin coşkun ve ateşli sözlerinden devrimci posterlere, pankartlara, duvar resimlerine, graffitilere, şarkılara, nutuklara ve tüm bunların ortak ve kutsal tarihinin merak uyandıran sembollerine kadar çığ gibi büyüyen toplumsal duyarlılıklar devrimci hareketin öncü kişilikleri tarafından harekete geçirilmişti.

Peter Chelkowski ve Hamid Dabashi, bu toplumsal mitlerin ve kolektif sembollerin devasa organizasyonunun 1979 yılındaki İslam devrimini ve hemen ardından gelen 1980-88 yıllarındaki İran-Irak savaşını nasıl yürüttüğünü araştırıyor. İslam Cumhuriyeti’nin çeşitli aktif organlarından bol miktarda birincil kaynak kullanan yazarlar, popüler inancın ve ritüellerin nasıl pullara, banknotlara, posterlere, hatta sakız paketlerine dönüştürüldüğünü ve bunların devrim ve savaş için kitlesel seferberliğe yöneltildiğini gösteriyor. Kitap, kutsal hassasiyetlerin, devrimci eylemin ve görsel imgelerin etkileşiminin karşılıklı olarak birbirine bağlı olduğu resimsel devrimin kayda değer bir portresini temsil ediyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Peter Chelkowski, Hamid Dabashi
Sayfa Sayısı: 310
Satın Al

5. Metin ve Anlam Üzerine Düşünceler

Yorumun, dış dünyanın gereklerine göre yeniden değerlendirilebilen bir eylem olduğu gerçeği, metnin dokusunun hangi koşullarda ve hangi ölçütler ışığında biçimlenebileceği gibi faktörler, yorumun metin kuşağından güncel kuşağa aktarılmasını da zorunlu kılmaktadır. Burada dikkatte uzak tutulmaması gereken husus ise, dönemsel algının ilgili yorumcunun kendi nitelikleri ile uygun frekansta buluşabildiği oranda gerçek bir anlamlandırmanın meydana gelebileceğinin unutulmamasıdır. Bu uyumluluk, ilgili metnin ortaya çıktığı koşulların tarihsel anlamından da beslenebilmelidir. Tüm bu zorunlu noktalar yan yana gelmeden metnin sağlıklı olarak yorumlanamayacağı açıktır. Bunun en açık delili, yorumlama süreçlerinde sonu gelmeyen tartışmaların varlığıdır. Bu bağlamda Sokrat’ın, münakaşa konusunun belirsizliği metaforu ile yorumlama sürecinin buna bağlı sürekliliğinin kaçınılmazlığı yeniden gündemde kalacaktır. Bu noktada her metinin yorumlanmak için var olduğu gerçeği bilinmektedir. Yorumcu dönemsel algıların ortak kodu ile kendi niteliklerini sentezleyerek metnin dokusunu çözümleyebilir. Metnin oluştuğu tarihsel koşullar, yorumlama süreçlerinde gözden uzak tutulmamalıdır. Metnin kök anlamı, daha sonraki dönemlerde yorumlanması süreçlerinde zedelenmeden; yeni anlam katmalarına açık biçimde yeniden boyutlanabilmektedir. Bu boyutlanma ile metinin kök anlamı kaybolmaz; aksine yeni içeriklerle dönemin algı kuşağına ve idrakine çok katmanlı değerler katar. Kök anlamın ana damarı metindir. Yorum, tehdit algısı olarak değerlendirilmemeli, metnin anlam kuşağını genişletebileceği düşünülmelidir.

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Melik Bülbül
Sayfa Sayısı: 240
Satın Al

6. Soyağacı

Eleni Vakalo, 1921’de İstanbul’da doğdu. Ailesi 1923’te Atina’ya taşındı. Atina Üniversitesi’nde arkeoloji okuduktan sonra Paris’e giderek Sorbonne’da sanat tarihi ve estetik eğitimi gördü. Sahne tasarımcısı olan kocası Yorgo Vakalo’yla Atina’da Panayotis Testis ve Frantzis Frantziskakis’le birlikte kurdukları Vakalo Güzel Sanatlar Okulu’nda öğretimle uğraşırken bir yandan da şiir ve sanat eleştirileri yayımladı.

Soyağacı, Vakalo’nun şiiri hayatın sonu gelmeyen bir uzantısı olarak görmesinin örneğidir. İstanbullu bir babayla Ege adalarından bir annenin çocuğu olması nedeniyle geldikleri yerlerin şiirini etkilediği kanısındadır. Bu şiirlere konu olan geçmiş olaylar, gelecekte yeni yorumlara, şiirsel açıdan yeni bakış açılarına açık yaşantı birikimleridir. Bu anlayış Vakalo’nun “Her şiir bir yolculuktur,” tanımına da uymaktadır.

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Eleni Vakalo
Sayfa Sayısı: 56
Satın Al

7. Milyon Dolarlık Sözler

“Bir başarı hikâyesi okuduğum her seferinde, o noktaya gelene kadar başarılamayan şeyleri ve bunun sebeplerini düşünmeyi severim. Hedef ne olursa olsun, bir engele takılmak, bir düzlükte sıkışıp kalmak son derece doğaldır. Başarının ve başarısızlığın, “tıpkı yerçekimi gibi” hep var olan ve hep var olacak bir kavram olduğunu bilmek, hepimiz için sağlam bir dayanak noktasıdır.”

Türkiye’nin en tecrübeli yönetim danışmanlarından Haluk Ziya Türkmen, iş dünyasının bakış açısını tazeleyip insan varoluşunun bütün yanlarına temas edecek unutulmaz sözleri sizler için bir araya getirdi ve yorumladı.
Elinizdeki kitaba alınan her bir tavsiye durumunuza objektif bir bakış açısı getirecek ve oynayacağınız oyun konusunda sizi uzmanlaştıracak tüyolarla dolu. Karşınıza çıkabilecek bu en sıcak ve gerçek saptamalar bazen bir açık deniz gemi kaptanından, bazen bir holding sahibinden, bazen esnaf sohbetlerinden, bazen bir akademisyenden, bazen uçurumun kenarındaki bir mangal restoranından ama çokça Anadolu’dan geliyor.

Başarı kriterlerinizi, seçtiğiniz yeni yolları, aldığınız riskleri ve hayallerinizi gözden geçirirken Türkmen’in anlattıklarına ruhunuzda yer açın. Milyon Dolarlık Sözler bilgi ile bilgeliğin karışımı, her okuyanın mutlaka bir şey kazanacağı, bir yanıyla zenginleşeceği bir insan hikayesi, iş hikayesi yani hayatın ta kendisi.

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Haluk Ziya Türkmen
Sayfa Sayısı: 232
Satın Al

8. Bilinmeyen Yönleriyle Nazım Hikmet

Ne yazık ki; günümüzde bir çok kültür adamı ölümlerinden sonra değer kazanmakta, arkalarından övgüler düzülmektedir. Yaşamı boyunca büyük acılar çekmiş, eserlerinin çoğunu hapishanelerde demir parmaklıklar ardında geçirmiş Nazım Hikmet de onlardan birisidir.

Nazım Hikmet (Ran) bir zamanlar vatan haini olarak nitelenmiş, şiirleri, yazıları yasaklanmıştır. Gerçekte II. Dünya Savaşı öncesi ve sonrasının en büyük devrimcilerinin başında gelmektedir. Şiirlerinde memleketine ne kadar içten bağlı olduğu açıkça görülmektedir. Özellikle Kurtuluş Savaşı Destanı o büyük şairin baş yapıtları arasında yer almaktadır. Yaşamının en zor günlerinde bile kadınların ilgisini çekmiş, sayısız aşklar ve evlilikler yaşamıştır.  Yaşamı süresince de onu paylaşamayan kadınlar olmuştur.

Kapsamlı bir çalışma sonrasında elinize geçen bu kitapta  Nazım Hikmet’in edebiyat yönü, ideolojisi ve yaşadığı aşklar dile getirilmeye çalışılmıştır. Dünyaca ünlü şairin eserleri elliden fazla dile çevrilmiş, kendisine ölümünden sonra da ödüller verilmiştir.

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Erdem Yücel
Sayfa Sayısı: 166
Satın Al
9. Deli misin Sen?

“Zirveye ulaşmak yıllar alır, şans için sadece küçük bir an yeterlidir…”

Hayalim var, param yok…

Fikirim var, cesaretim yok…

Ah bir fırsat verilse…

Yapan nasıl yapıyor?

Benim de aklıma gelmişti.

Bunun gibi onlarca cümle dolaşıp durur aklımızda….

Türk ekonomisi son 20 yılda hızla büyürken, birçok farklı sektörde faaliyet gösteren şirketler de bu büyümenin etkisiyle sıfırdan zirveye çıktı.

Peki bu şirketler başarıyı nasıl yakaladı? Yurtdışındaki devlerin dikkatini nasıl çekti? Girişimciliğin altın kuralları neler? Başarılı bir girişimin sırrı nedir? Bir işin tutması için doğru hamleyi ne zaman yapmalı?

Altınordu Futbol Kulübü, BigChefs, Hopi, LCWaikiki, Mars Sinemaları, Mey İçki, Pegasus, Simit Sarayı, TV8 ve Yemek Sepeti’nin kurucuları bizzat anlattı, Hürriyet gazetesi Ekonomi Editörü Ceyhun Kuburlu “Deli misin sen” kitabında yazdı…

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Ceyhun Kuburlu
Sayfa Sayısı: 252
Satın Al
10. Hayata Tutunmak
Anne babaya, mutlu bir aileye sahip olmak şükredilmesi gereken büyük nimetlerden biridir şüphesiz… Bu nimetin değerini ondan mahrum olarak yetiştirme yurtlarında büyüyen bütün çoçuklar gayet iyi bilir. Fakat onların derdini insanlar bilmez, bilse de çoğu anlamaz. Çünkü yurt çocukları koşup sarılacakları ve başlarına yaslayıp gözyaşlarını dindirebilecekleri şefkatli bir kucağa kahip olamamışlardır. Onların geçmişte yaşadıkları acı kayıplar, kalplerinde açılan gizli birer yara gibidir. Bu yaralar bir  ömür boyu sızlar durur.

Bu kitap kendisi de yetiştirme yurdunda büyüyen yazarın hayat hikayesinden alıntıdır. Babasının ölümü üzerine bir yetiştirme yurduna verilişini, sonrasını anlatmalkta ve sürecin yaşandığı 1980 yıllarının başlarına ait bazı yöresel fotoğraları da yansıtmaktadır.

Ailenizin ve yakınlarınızın, hayatını bir eksikle sürdürmek zorunda kalan insanlara sağlam bir dal olacak, sevgi dolu, duygu yüklü bir kitap…

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Ramazan Aydoğmuş
Sayfa Sayısı: 128
Satın Al

PaylaşShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Bir Cevap Yazın