Nobel Edebiyat Ödüllü 6 Kitap

Kolera Günlerinde Aşk

1. Kolera Günlerinde Aşk

Kolera Günlerinde Aşk”, bırakılmış bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayarak yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsü. “Marquez”in, ustalığı, bu öyküyü bir destana dönüştürüyor: aşkın, deli-akıllı, yabanıl-evcil, tensel, romantik tüm biçimlerinin pastoral bir şiirin büyüsüne büründüğü bir destan. On dokuzuncu yüzyılın yirminci yüzyıla dönüştüğü bir zaman dilimini kapsayan bu bitmeyen aşkın gerisinde, çağdaşlaşma çabası içindeki bir toplumun çeşitli yönlerini, özellikle taşra kentsoyluluğunun saçmalıklarını ince bir alayla eleştiriyor yazar. Roman boyunca, aşk acılarının lirik rüzgarlarının esintileri arasında, Marquez’in, insancıl mizahı, sürekli olarak duyuruyor kendini. Bu nitelikleriyle, “Kolera Günlerinde Aşk”, Marquez’in başyapıtı sayılan “Yüz Yıllık Yalnızlık”ın yanında tartışılmaz bir biçimde yerini alıyor.

Yazar: Gabriel Garcia Marquez
Sayfa Sayısı: 448
Satın Al
albert camus yabancı

2. Yabancı

“Albert Camus”nün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş ve hala en çok satan kitaplar arasında yer alan “Yabancı”, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir “varlık”ın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi “Meursault”, bir simge kahraman değildir, “adı” olmayan bir “Yabancı”dır; bu eksik kimlik, gerçeklikten algıladığı şeyi yapılandıramayan, yeniden örgütleyemeyen, ama gerçekliğin yankılarını yakalamaya çalışan bir boş bilincin imgesidir. Onun kayıtsızlığı ve edilgenliği, işte bu boş bilincin ürünüdür. Yabancı, büyüleyici gücünü, içinde barındırdığı trajedi duygusuna borçlu: Bir türlü ele geçirilemeyen anlamın sürekli aranması, bilinç ile toplumsal dünya arasındaki çatışma… Camus’yle buluşanların hiçbiri, onunla karşılaşınca hayal kırıklığına uğramamıştır. “Mutluluk, bir yerde ve her yerde hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir,” der Camus. Giderek daha çok sevilen bir yazar olması, onun bu sevgisinin yansımasından başka bir şey değildir.

Yazar: Albert Camus
Sayfa Sayısı: 119
Satın Al
Demian

3. Demian

On yaşındaki Latince öğrencisi Emil Sinclair, güvenceli aile ortamının dışında sert ve acımasız bir dünya olduğunu erken fark eder. Kendini bulma yolundaki delikanlı, din ve ahlak gibi artık inanamadığı kalıparla birlikte baba evinden de kopar. Küçük yalanlar ve hırsızlıklarla beslenen yaşamında, sağlam çocuk dünyasının çöktüğünü görür. Onu bu acılardan kurtaracak olan kişi, okula yeni gelen bir başka öğrenci: Max Demian’dır. Demian, Sinclair’in yaşamını yönlendiren, etkileyen başkisi olur. Tanıştığı ve tanıdığı insanlar, Sinclair’in kendini ve benliğini bulma yolunda birer kilometre taşıdır. Hermann Hesse’nin öteki romanlarından ayrılan bir yanı var Demian’ın: Bir gençlik ve öğrencilik romanı olan Demian, yazarın o dönemdeki korkularını ve sorunlarını tümüyle yansıtıyor. Hesse’nin meslek sorunlarının yanına kişisel sorunları da katılıyor: Babasının ölümü, en küçük oğlu Martin’in tehlikeli bir hastalığa yakalanması ve karısının, onu hastanelerde tedavi görmeye zorlayan ve gitgide ciddileşen ruhsal bozukluğu. Hesse’nin acılarla yoğrulan bu dönemi hayatında büyük değişimlere yol açtı. Ruhsal çöküntüsüyle, ancak doktor yardımıyla baş edebildi. Bu sorunlu dönemin meyvesi ise Demian oldu. Birkaç ay içinde bitirdiği romanını Emil Sinclair adı altında yayınevine yolladı, ancak İsviçreli bu genç, ama hasta yazarı desteklediğini söyledi. Gerçek kimliğini kitabın daha sonraki baskılarında açıkladı.

Yazar: Hermann Hesse
Sayfa Sayısı: 211
Satın Al
Okyanus Kokusu Ve Angoli Mala

4. Okyanus Kokusu Ve Angoli Mala

‘Okuyacağınız iki kısa roman, ya da iki uzun öykünün arasında on beş yıllık bir süre var. Bana öyle geldi ki, ikisi de aynı şeyi, doğa sevgisini ve kötülüğü anlatıyor. Ama sıra ikisini bir araya getirmeye gelince, hangisinin öbürünün aynası olduğunu çözemedim…”
– Le Clezio-

Le Clezio, yaşarken efsaneleşen yazarlardan. Yapıtlarına, çıktığı yolculukların kokusunu ve ruhunu katan Le Clezio, çölleri, denizleri, okyanusları romanlarında birer kahraman gibi işliyor ve bu değişken zeminlerde insanoğlunun sıkıntılarını dile getiriyor. Okyanus Kokusu, Kuzey Afrika kökenli on iki yaşlarındaki Nesime ile kızından ayrı, yaşlılığın eşiğindeki Juan Moguer arasında, uygarlığın uzağında, denizlerin ortasında gelişen bağ, birbirinden bunca farklı bu iki insanı beklenmedik yerlere sürükleyecektir. Angoli Mala ise, insanın doğayla bütünleşmesinin önünü kesen uygarlığa getirilen bir eleştiri. Dünyanın temiz, insanın doğayla barışık olduğu zamanlara özlem duyan Le Clezio’nun kahramanları genellikle dağlarda, çöllerde, rüzgarlı adalarda geziniyor. Bu küçük romanın kahramanı Bravito da beyazlar tarafınan büyütülen, sonunda kabilesine dönen ve kaçakçılarla mücadele eden bir Kızılderili. Bravito’nun Nina adlı melez kıza duyduğu aşkla karışan mücadelesi, hüzünlü bir orman şiiri olur ve Bravito’nun yaşamı uzun bir söylenceye dönüşür: Angoli Mala’ya.
(Arka Kapak)

Yazar: Le Clezio
Sayfa Sayısı: 272
Satın Al
Kırmızı Zambak

5. Kırmızı Zambak

İki yıl sonra kendisini bütün gücüyle, gençliğinin bütün ateşi ve yüreğinin bütün ateşi ve yüreğinin bütün temizliğiyle arzulayan Ménil’e boyun eğmişti. ‘Beni seviyordu, bunun için verdim kendimi ona’ diyordu içinden. Acı çekilecek derecede sevildiğini görünce bırakmıştı kendini. Çabucak ve sadelikle vermişti kendini. (…) Aşk da sofuluk gibidir. Geç gelir. İnsan yirmi yaşındayken ne o kadar âşık olur ne de sofu. Özel bir eğilimi, bir tür doğuştan ermişliği varsa o başka. Bir kadın, tutku-aşka, yalnızlıktan ürkmez olduğu yaşta boyun eğer çoğu zaman. Tutku dindışı bir keşişliktir. Bunun için büyük tutkun kadınlar, büyük çilekeşler kadar ender görülür. Hayatı, dünyayı iyi bilenler, kadınların zayıf göğüslerine gerçek bir aşkın dikenli gömleğini seve seve giymediklerini bilirler. uzun bir özverinin herkesin elinden gelmeyecek bir şey olduğunu bilirler. Hele bir seçkin çevre kadınının sevince nelerden olacağını bir düşünün. Her şeyi kaybeder aşkta. Özgürlüğü, huzuru, serbest bir ruhun çekici oyunlarını, şık giyimleri, eğlenceleri, zevkleri. (…) Dechartre, ellerini tuttu, öptü, uzun uzun gururlu bir hayranlıkla baktı ona. Sonra yere kapandı, dudaklarını, ayakkabısının ucuna dokundurdu. ‘Ne yapıyorsunuz?’ ‘Buraya, bana gelen ayaklarınızı öpüyorum. Kalktı, onu yavaşça kendine doğru çekti, dudaklarını aradı, uzun uzun öptü dudaklarını. Thérésé hiç hareket etmiyordu. Başı geride, gözleri yumuk yumuktu. Şapkası kaydı, saçları dağıldı..”
Kırmızı Zambak… Dünya aşk edebiyatının bu en önemli klasiği de “Oğlak Klasikleri” arasında…

Yazar: Anatole France
Sayfa Sayısı: 240
Satın Al
Bulantı
6. Bulantı
20. yüzyılın önde gelen aydınlarından Jean-Paul Sartre, romanları, oyunları ve düşünce yazılarıyla varoluşçuluk düşüncesini olduğu kadar bütün bir yüzyılı da derinden etkilemiştir.Bulantı, 20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden Jean-Paul Sartre’ın ilk romanı. Bireyin kökten özgürlüğünü vurgulayan varoluşçu akımın sözcülüğünü üstlenen Sartre, adını 1938’de yayımlanan bu romanıyla duyurmuştu. Günlük biçiminde yazdığı bu kitabında, romanın kahramanı Roquentin’in dünya karşısında duyduğu tiksintiyi anlatıyordu. Bu tiksinti yalnızca dış dünyaya değil, Roquentin’in kendi bedenine de yönelikti. Kimi eleştirmenler romanı hastalıklı bir durumun, bir tür nevrotik kaçışın ifadesi olarak değerlendirdilerse de, Bulantı, yansıttığı güçlü bireyci ve toplum karşıtı düşüncelerle, sonradan Sartre’ın felsefesinin temellerini oluşturacak birçok konuya yer veren özgün bir yapıttı. “Varoluş”la yüz yüze gelen Roquentin’in geçirdiği değişimi anlatan Bulantı, varoluşçuluğun kült kitaplarından biri oldu. 20. yüzyıl roman sanatında da önemli bir yeri olan bu kitabı, Selâhattin Hilâv’ın usta işi çevirisiyle sunuyoruz.

Yazar: Jean-Paul Sartre
Sayfa Sayısı: 264
Satın Al

PaylaşShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Bir cevap yazın