Mutlaka Okunması Gereken Kitaplardan 10 Kitap

Mülksüzler

1. Mülksüzler

“…Vermediğimiz şeyi alamazsınız, kendinizi vermeniz gerekir. Devrim’i satın alamazsınız. Devrim’i yapamazsınız. Devrim olabilirsiniz ancak. Devrim ya ruhunuzdadır ya da hiç bir yerde değildir.” Konuşmasını bitirirken, yaklaşan polis helikopterlerinin gürültüsü sesini boğmaya başladı.

“Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen katılıyor, çünkü bütün olaylar aslında onunla başlamıştı.

“Odoculuk anarşizmdir. Sağı solu bombalamak anlamında değil: kendine hangi saygıdeğer adı verirse versin bunun adı tedhişçiliktir. Aşırı sağın sosyal-Darwinist ekonomik özgürlükçülüğü de değil; düpedüz anarşizm: eski Taocu düşüncede öngörülen, Shelley ve Kropotkin’in, Goldmann ve Goodman’ın geliştirdiği biçimiyle. Anarşizmin baş hedefi, ister kapitalist isterse sosyalist olsun, otoriter devlettir; önde gelen ahlaki ve ilkesel teması ise işbirliğidir (dayanışma, karşılıklı yardım). Tüm siyasal kuramlar içinde en idealist olanı anarşizmdir; bu yüzden de bana en ilginç gelen kuramdır.”

Yazar: Ursula K. Le Guin
Sayfa Sayısı: 336
Satın Al
albert camus yabancı

2. Yabancı

“Albert Camus”nün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş ve hala en çok satan kitaplar arasında yer alan “Yabancı”, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir “varlık”ın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi “Meursault”, bir simge kahraman değildir, “adı” olmayan bir “Yabancı”dır; bu eksik kimlik, gerçeklikten algıladığı şeyi yapılandıramayan, yeniden örgütleyemeyen, ama gerçekliğin yankılarını yakalamaya çalışan bir boş bilincin imgesidir. Onun kayıtsızlığı ve edilgenliği, işte bu boş bilincin ürünüdür. Yabancı, büyüleyici gücünü, içinde barındırdığı trajedi duygusuna borçlu: Bir türlü ele geçirilemeyen anlamın sürekli aranması, bilinç ile toplumsal dünya arasındaki çatışma… Camus’yle buluşanların hiçbiri, onunla karşılaşınca hayal kırıklığına uğramamıştır. “Mutluluk, bir yerde ve her yerde hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir,” der Camus. Giderek daha çok sevilen bir yazar olması, onun bu sevgisinin yansımasından başka bir şey değildir.

Yazar: Albert Camus
Sayfa Sayısı: 119
Satın Al
1984 George Orwell

3. 1984

Parti’nin dünya görüşü, onu hiç anlayamayan insanlara çok daha kolay dayatılıyordu. (…) Her şeyi yutuyorlar ve hiçbir zarar görmüyorlardı çünkü tıpkı bir mısır tanesinin bir kuşun bedeninden sindirilmeden geçip gitmesi gibi, yuttuklarından geriye bir şey kalmıyordu.

George Orwell’in kült kitabı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosudur. Bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, romanda inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar kurgulanmıştır. Geçmişte ve günümüzde dünya sahnesinde tezgâhlanan oyunlar düşünüldüğünde, ütopik olduğu kadar gerçekçi bir romandır Bin Dokuz Yüz Seksen Dört. Güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir başyapıttır; yalnızca yarına değil, bugüne de ilişkin bir uyarı çığlığıdır.

Can Yayınları, bu “bütün zamanların kitabını” Celâl Üster’in özenli çevirisiyle okura sunmaktan kıvanç duyuyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: George Orwell
Sayfa Sayısı: 352
Satın Al
hayvan-çiftliği
4. Hayvan Çiftliği
İngiliz yazar George Orwell, ülkemizde daha çok Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı kitabıyla tanınır. Hayvan Çiftliği, onun çağdaş klasikler arasına girmiş bir diğer çok ünlü eseridir. 1940’lardaki “reel sos­yalizm”in eleştirisi olan bu roman, dünya edebiyatında yergi türünün başyapıtlarından biri olarak kabul edilir.Hayvan Çiftliği’nin başkişileri hayvanlardır. Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirir. Amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktır. Aralarında en akıllı olan domuzlar, kısa sürede önder bir takım oluşturur; ama devrimi de yine onlar yolundan saptırır. Ne yazık ki insanlardan daha baskıcı, daha acımasız bir diktatörlük kurulmuştur artık. George Orwell, bu romanında tarihsel bir gerçeği eleştirmektedir. Romandaki önder domuzun, düpedüz Stalin’i simgelediği açıktır. Diğer kahramanlar gerçek kişileri çağrıştırmasalar da, bir diktatörlük ortamında olabilecek kişilerdir.Altbaşlığı Bir Peri Masalı olan Hayvan Çiftliği, bir masal anlatımıyla yazılmıştır; ama küçükleri eğlendirecek bir peri masalı değil, çarpıcı bir politik taşlamadır.
(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: George Orwell
Sayfa Sayısı: 160
Satın Al
Franz Kafka-Dönüşüm

5. Dönüşüm

Franz Kafka’ya göre bir kitap, “içimizdeki donmuş denize indirilen bir balta gibi” olmalıdır. 20. yüzyıl edebiyatına damgasını vuran Dönüşüm, Kafka öyle nitelememiş olsa da, tam da böyle bir kitaptır.
Dönüşüm’ün, günümüz bireyinin ve toplumunun kâbuslarını etkileyici bir ironiyle sunan, hem dehşet verici hem de grotesk olan kurgusu, yaratılan atmosferle ve Kafka’nın vurucu cümleleriyle birleşir ve Kafka, okuru hem her cümlesinde zorlar, kıskacına alır, hem de onu özgür bırakmayı başarır. Bir gecede böceğe dönüşen Gregor Samsa’nın öyküsü, inanılmaz olduğu kadar inandırıcıdır da.
Elias Canetti, Dönüşüm’ü “20. yüzyılın birkaç kusursuz sanat eserinden biri” sayar ve onu Kafka’nın bile aşamadığını ifade eder. Bu kusursuzluk, Kafka’nın kullandığı sade ve minimalist üslubun, okura aynı zamanda olağanüstü zenginlikte bir imge yelpazesi sunmasında yatar.
İlk yayımlanışının üzerinden yüz yıl geçmesine rağmen Kafka’nın Dönüşüm’ü, olağanüstü öyküsüyle, dili ve derinliğiyle okuru etkilemeye devam ediyor. Kitabı okuyanlar kendi “dönüşüm”lerini bulduğu sürece de devam edecek gibi görünüyor…
(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Franz Kafka
Sayfa Sayısı: 100
Satın Al
Gazap Üzümleri John Steinbeck
6. Gazap Üzümleri
John Steinbeck’in tartışmasız en büyük eseri olan ve ona Pulitzer ödülünü kazandıran Gazap Üzümleri, 1939’da ilk kez yayınlandığında şok etkisi yaratmış ve büyük tartışmalara yol açmıştı. Tüm dünyayı etkileyen “Büyük Buhran” döneminde, tarımın kapitalistleşmesi ve krizler yüzünden yoksullaşan ve mülksüzleşen yığınların ayakta kalma mücadelesinin anlatıldığı bu destansı romanda Steinbeck, açlık, sefalet ve zorbalık yüzünden evlerini terk edip yollara düşmek zorunda kalan binlerce işçi ailesinden birine odaklanıyor. Boşa çıkan umutların, hüzne dönüşen sevinçlerin arasında insanlığın direncini ve onurunu çarpıcı bir dille
anlatan, kapitalizmi iliklerine kadar eleştiren Gazap Üzümleri, 20. yüzyılın en önemli eserlerinden biridir.(Tanıtım Bülteninden)
Yazar: John Steinbeck
Sayfa Sayısı: 556
Satın Al
Siddhartha Hermann Hesse
7. Siddhartha

“Genel olarak herkesçe kabullenilmiş Buddha imgesini aşan bir Buddha yaratmak, daha önce eşine rastlanmamış, büyük bir başarıdır. Siddhartha, benim gözümde, Kutsal Kitap’tan kat kat üstün bir ilaçtır…” 20. yüzyılın en büyük romancılarından Henry Miller’a bu sözleri söyleten Siddhartha, 1946 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Alman yazar Hermann Hesse’nin baş­yapıtıdır. I. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda insanları yaşamlarını yeniden kurmaya çağıran, Doğu gizemciliğini yücelten Siddhartha, kuşaklar boyunca nerdeyse bir “kutsal kitap” gibi okunmuştur. Siddhartha’da Buddha’nın yaşamının ilk yıllarını şiirsel bir üslupla anlatan Hesse, insanın öz benliğini bularak uygarlığın yerleşik biçimlerinden kurtulmaya çalışmasını işler. “Bu kitapta,” der, “tüm dinlerde, insanların benimsediği tüm inanış biçimlerinde ortak olan yanı, tüm ulusal ayrımları aşan, tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği şeyi yakalamaya çalıştım.”
(Tanıtım Bülteninden)
Yazar: Hermann Hesse
Sayfa Sayısı: 152
Satın Al
Sefiller – Victor Hugo
8. Sefiller
Ekmek çaldığı için uzun yıllar kürek mahkûmluğu yapmış bir adam. Yoksulluk yüzünden düşmüş bir kadın. Annesiz büyümüş bir kız çocuğu. Devletin yasalarına kutsal sayılabilecek bir bağ ile bağlanmış bir polis. İhtilal dönemi Fransa’sında her biri ayrı derinliği olan karakterlerin üzerinden kurulan dev bir klasik olan Sefiller, Victor Hugo’nun Dünya Edebiyatı’na armağan ettiği en önemli eserlerin başında geliyor.Dönemin kaotik yapısını roman boyunca hissettiren Hugo, romanın baş kahramanı Jan Valjan üzerinden erdem, iyilik, pişmanlık ve babalık gibi insani duyguları ustalıkla aktarırken öte yandan oluşturduğu derinlikli kurguyla Fransız yasalarını yapısının hataları, eksiklerini ve açıklarını gözler önüne seriyor. Dönem Fransa’sını ele alan Hugo, ekonomi üzerinden oluşan sosyal adaletsizliği, bu sosyal adaletsizliğin ve bozuk hukuk düzenini insanlık onuruna verdiği zararları işliyor. Hugo bu sosyal problemleri işlerken seçtiği bu ağır konuları sevgi, merhamet, babalık ve aşk gibi evrensel kavramların içinde kurduğu sağlam üslup sayesinde eriterek okuruna büyük bir başarıyla aktarıyor.Dünya Edebiyatı’nın en önemli eserleri arasında sayılan Sefiller, içinde barındırdığı ihtilal dönemini yansıtmadaki başarısı, zaman içinde oluşan baba-kız ilişkisi, sıcacık bir aşk öyküsü ve roman boyunca süregelen dedektiflik hikayesiyle yayınlandığı dönemde büyük bir edebiyat olayına imza atmış, Hugo’nun dünyaca ünlü bir yazar olmasını sağlamıştır. Hemen hemen Dünya’nın bütün dillerine çevrilen eser, romantik edebiyatın en önemli örneklerinden biri olarak gösterilmiş ve Hugo bu eserle kendisinden sonra gelen farklı milletlerden birçok yazara ilham kaynağı haline gelmiştir.

Yazıldığından yüzyıllar sonra bile yazıldığı ilk zamanlardaki etkisini bırakmayı başarabilen bu dev roman daha sonra popüler kültürün önemli bir figürü haline gelerek birçok defa sinema filmi, televizyon dizisi, müzikal, tiyatro oyunu, çizgi romanına uyarlanmış ve böylelikle kült bir sanat eseri haline dönüşmüştür.
(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Victor Hugo
Sayfa Sayısı: 447
Satın Al
Yeraltından Notlar
9. Yeraltından Notlar
Dostoyevski’nin “Rus çoğunluğunun hakiki insanı” dediği bir isimsiz kahramanın yalın ve karanlık düşünceleri… Edebiyat tarihinin en ünlü isimsizlerinden Yeraltı Adamı, insanların oradan oraya üşüşen karıncalara dönüştüğü St. Petersburg’un gri kaldırımlarında itilip kakılırken, yaşama isteğini yavaş ama emin adımlarla mutlak bir öç isteğiyle değiş tokuş eder. Yeraltı Adamı’nın bir devlet memuru olarak geçirdiği tekdüze günler, yanında bir türlü rahat hissedemediği arkadaşları ve hayattaki mutlak yalnızlığı, bıkkın bir öfke ve küçük, imkânsız pazarlıklarla gittikçe daha fazla lekelenir, ta ki kendisini bir arada tutan görünmez ipler yavaşça çözülmeye başlayana kadar. Yeraltından Notlar, yayımlandığı 1864 yılından beri öfke ve sessizliğin en güçlü manifestolarından biri olmuştur.”Yeraltından Notlar, hakikati kanla haykırır.”
-NIETZSCHE-“Dostoyevski, gökle yer arasında asılı kalmıştır. Hem gök hem de yer tarafından etkilenmiştir.”
-HENRI TROYAT-
(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
Sayfa Sayısı: 216
Satın Al
0772 SUCVECEZAyeni.indd
10. Suç ve Ceza
Ergin Altay çevirisi,Murat Belge’nin önsözü,Philip Rahv’ın sonsözüyle.Yazar ve dönem kronolojisiyle.Düştüğü yoksulluk çıkmazında toplum kurallarının bağından kurtulduğuna inanan bir gencin hikâyesini anlatan Suç ve Ceza ahlâkın anlamını sorgular.Dostoyevski’nin yazın hayatının olgunluk döneminde kaleme aldığı Suç ve Ceza, Raskolnikov adlı gencin ahlâki hesaplaşması üzerinde yükselir: Raskolnikov öldürmeyi planladığı tefeciden aldığı parayı hayırlı bir amaç için kullanırsa, işlediği suçun doğasını kalıcı biçimde değiştirebilir mi? Hırsızlık ve cinayet gibi suçlar, “yüce amaç”larla işlenmesi durumunda cezasız kalabilir ve vicdanın yükünden kurtulabilir mi? Dostoyevski’nin en çok okunan romanı olan Suç ve Ceza, yayımlandığı günden bu yana insan ideallerini ahlâki ve felsefi sorularla sınamaya devam ediyor.”Aşkı ilk defa yaşamak gibi, denizi ilk defa görmek gibi, Dostoyevski’yi keşfetmek de insanın hayatında önemli bir tarihtir.”
-Jorge Luis Borges-

“İnsanoğlunun kurtarıcısı olabilirdi. O, gardiyanı olmayı seçti.”
-Sigmund Freud-
(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
Sayfa Sayısı: 660
Satın Al

PaylaşShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Bir cevap yazın