Biyografi Meraklılarına 10 Kitap

1. Tesla

Elektronik çağına öncülük eden çalışmalarıyla ve Thomas Edison’la olan rekabetiyle tanınan Nikola Tesla, yirminci yüzyılın en büyük mucitlerinden biri olarak kabul edilir. Devrim niteliğindeki icatları ve keşifleriyle elektrik ve manyetizma gibi bilimsel alanları kökten değiştirmiştir. Önemli çalışmaları arasında kablosuz iletişim sistemi, radyo, Tesla bobini, transformatör, dönen manyetik alan, Büyük İletici, alternatif akımlı elektriksel sistem ve teleotomatlar bulunur.

Tesla’nın yaptığı araştırmalar geleneksel algıyı yıkan, çarpıcı nitelikte çalışmalardı ve bu durum, çağdaşları tarafından anlaşılamamasına, yaptığı icatların ve getirdiği yeniliklerin değerinin o dönem fark edilememesine yol açtı. 1919’da Electrical Experimenter dergisinde altı bölüm olarak yayımlanan bu otobiyografi, Tesla’nın iç yaşantısını sunduğu gibi, bir mucidin bedeninin ve zihninin nasıl çalıştığını gösterip onun değerini anlamamızı sağlayacak.

“Bir mucidin en büyük amacı, doğanın güçlerini insanın ihtiyaçlarına göre kontrol altına almaktır.”

-Tesla-

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Nikola Tesla
Sayfa Sayısı: 140
Satın Al

2. Pablo Escobar Benim Babam

Benim doğduğum günden, onun öldüğü güne kadar babam benim arkadaşım, rehberim, öğretmenim ve güvenilir akıl hocamdı. Hâlâ hayattayken, ona gerçek hikâyesini yazması için zaman zaman yalvardım, ancak o bunu reddetti: “Grégory,” derdi, “tarihi yazabilmek için önce onu bitirmen gerek.”

Bu kitap kimseyi suçlamıyor. Bu kitap mutlak bir gerçek de değildir. Bu, babamın hayatına yakınlaşabilmek için bir araştırma, bir girişimdir. Bu, kişişel, özel bir incelemedir. Tüm erdemlerinin yanısıra tüm hatalarıyla bir adamın yeniden keşfidir. Bu kitaptaki anekdotların çoğu, yaşamının son yılında, ateşin başında hep beraber toplandığımız uzun ve soğuk geceler boyu bana anlattıklarıdır. Diğerleriyse, düşmanlarının hepimizi öldürmeye çok yaklaştıklarının anlaşıldığı zaman bana yazılı olarak bıraktıklarıdır.

Babamla ilgili “gerçekler” kısmen bilinmektedir -ya da hiç bilinmemektedir. Ve bu yüzden onun hikâyesini anlatmak büyük bir risk içermektedir; onun hakkında söylenen kötü şeylerin çoğu doğru gibi göründüğü için bunlar muazzam bir sorumluluk duygusuyla anlatılmalıdır. Bu anlatılanlar, benim babamla ilgili olmasının yanı sıra, insanlık tarihindeki en kötü şöhretli mafya organizasyonunun başında olan bir insanın iç dünyasının kişisel ve derin bir araştırmasıdır.

Babama acımasız dürüstlüğünden dolayı minnettarım; onu net bir şekilde görmek, yaptıklarını asla savunmadan onu olduğu gibi bir adam olarak kabul etmek benim kaderimdi.

Ben, babasının yaptıklarıyla değil, sadece kendi yaptıklarıyla hatırlanmayı dileyen bir insanım. Umarım insanlar, bu hikâyeleri okurken benimle ilgili gerçekleri unutmaz ya da beni babamla karıştırmazlar.

Ne de olsa, bu benim de hikâyem.
(Tanıtm Bülteninden)

Yazar: Juan Pablo Escobar
Sayfa Sayısı: 400
Satın Al

3. Safiye

Akdeniz Bölgesi’nden, 1930’lu senelerde dört güçlü kadın sesi çıktı: Mısır’dan Ümmügülsüm, Fransa’dan Edith Piaf, Portekiz’den Amalia Rodrigues ve Türkiye’den Safiye Aylâ…

Bu kitap bilinmeyen bir diyarda dünyaya gelen, kimsesizler yurdunda yetişen, çektiği yoklukların ardından şöhret ve servet sahibi olan Safiye Aylâ’nın 1998’de noktalanan renkli ama hüzünlü hayatının hikâyesidir.

Gençlik senelerinde Atatürk’ün ve diğer devlet büyüklerinin yakın çevresine girmesi sayesinde Cumhuriyet’in kuruluş yıllarının önemli hadiselerine şahitlik eden Safiye Aylâ sonraları kendi ifadesiyle isyankâr ve solcu oldu. Nâzım Hikmet ile ve o devrin netameli birçok ismiyle beraber bulundu, Türkiye İşçi Partisi’ni destekledi ve Hazreti Muhammed’in soyundan gelen Şerif Muhiddin Targan ile evlenip peygamber torunlarına, yani Şerif ailesine gelin gitti.

Safiye Aylâ’nın özel evrakı temel alınarak yazılan bu kitapta Türk Musikisi’ne Cumhuriyet döneminde iki defa getirilen yasaklamanın ayrıntılarının yanısıra Mehmet Âkif Ersoy ve Rıza Tevfik Bölükbaşı gibi meşhur kişilerin mektupları ile Nâzım Hikmet hakkında Cumhurbaşkanlığı Arşivi’nde bulunan ve daha önce yayınlanmamış bazı belgeler de yeralıyor.

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Murat Bardakçı
Sayfa Sayısı: 488
Satın Al
4. Meryl Streep Yine O
Bir kadının, bir dönemin ve bir mesleğin portresi. Yirmi kez Oscar’a aday gösterilen ve üç kez bu prestijli ödülün sahibi olan, oyunculuğun Demir Leydi’si Meryl Streep’in kapsamlı bir araştırma sonucu ortaya koyulmuş ilk biyografisi.Yale Oyunculuk Akademisi’nden 1975’te mezun olan ve daha o günlerde gelecek vadeden Meryl Streep, kısa bir süre içerisinde New York tiyatro sahnelerinde kendine yer edinmeye başladı. Yetenek ve hırsla yanıp tutuşan Streep, dönemin yavaş yavaş sivrilmeye başlayan onlarca oyuncusundan biriydi. Her yere bisikletiyle giden, günlük tutan, performanslardan önce şekerleme yapan ve “oyuncu barlarında oyuncularla oyunculuk hakkında konuşarak” geç saatlere kadar takılan, yirmili yaşlarında güzel bir kadın… Fakat Meryl, akranlarından farklıydı.O zamanlar bile insanlar “Yine o,” diyorlardı.
Yine O, bir New Jersey banliyösündeki mezuniyet töreninden başlayıp Vassar College sahnesindeki ve Yale Oyunculuk Akademisi’nin altın yıllarındaki ilk günlerine ve bir yıldıza dönüşmesini sağlayan rollerine uzanarak neslinin en önemli aktrisinin sanatsal olgunlaşma sürecine mercek tutuyor. Meryl’in New York sahnesinde hızla yıldızlığa yükselişini; rol arkadaşı John Cazale ile arasındaki tutkulu ve trajik aşkı; heykeltıraş Don Gummer’la evliliğini; 1970’li yıllarda feminizm, evlilik, aşk ve fedakârlıkla ilgili değişen düşüncelerle mücadele eden genç bir kadın olarak geçirdiği evrimi odak noktasına alıyor. Oyuncunun genç bir kadın olduğu başlangıç döneminden itibaren aşkla, feminizmle ve şaşırtıcı yeteneğiyle mücadelesini keşfe çıkan sürükleyici bir çalışma Yine O.Yaşayan en büyük kadın oyuncu kabul edilen Meryl Streep’in kariyerinin oluşumunu anlatan bu sürükleyici hikâye, aktrisin bir ikona dönüşmesinden önceki hayatına da ışık tutuyor.
“Çok genç bir Meryl Streep’in etkileyici bir portresi.”

-Vogue –

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Michael Schulman
Sayfa Sayısı: 374
Satın Al

5. Zarafet – Audrey Hepburn’ün Hayatı

“Nasıl yaşanacağını, kenarda durup izlemeden dünyanın nasıl hem içinde hem dışında olunacağını öğrendim. Bir daha asla ama asla hayattan kaçmayacağım. Aşktan da…” dedi Audrey

“Naif görünüşüne rağmen çelik gibidir.” -Cary Grant

“Audrey, artık kaybolan değerlerin kadınıydı. Zarafet, saygınlık ve terbiye… Tanrı, onu yanağından öpmüştü ve tam karşımızdaydı.”

-Billy Wilder-

“Audrey Hepburn gibi görünmeyi düşlemeyen tek bir kadın bile yoktur.”

-Hubert de Givenchy-

“Öylesine sıradışı bir çekiciliği vardı ki, herkes ona yakın olmak isterdi. Sanki kendisiyle dünya arasına camdan bir duvar örmüştü. Onu kolayca aşamazdınız. Bu onu fazlasıyla çekici kılardı.”

-Stanley Donen –

“Doğuştan gelen bir albenisi vardı. Oysa çoğu insanın sadece

kibar tavırları vardır.”

-Alfred Lunt-

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Donald Spoto
Sayfa Sayısı: 362
Satın Al

6. Halide Edib – Biyografisine Sığmayan Kadın

Latife Hanım” kitabıyla yakın tarihimize farklı bir gözle bakmamızı sağlayan İpek Çalışlar’dan çarpıcı bir Halide Edip gerçeği!..
İşgale karşı isyanın hatibi…
1915 Ermeni tehcirinde sesini yükseltmiş; idam cezasına yüz yıl önce karşı durmuş birkaç aykırı isimden biri…
Mahatma Gandhi’nin, Bertrand Russell’ın ve Yahya Kemal’in yakın dostu…
Ali Ayet ile Hasan Zeki’nin annesi…
Yüzlerce makalenin, onlarca kitabın yazarı…
Aşkın ve hürriyetin her gün yeniden kazanılması gerektiğine inanan, dünya çapında entelektüel bir kadın, Halide Edib…

“Onunla Bayan Isabel Fry’ın evinde tanıştım ve anlattıklarını saatlerce tek başıma dinledim. ‘Haremin Işığı’ ile birlikte bir odaya kapatılmış Byron gibi hissetmeme neden olan o büyüleyici güzelliği olmasaydı, belki de siyasi fikirleri daha çok aklımda kalırdı. Hatıra defterime, ‘Bir ceylanı andıran yumuşacık süzgün bakışları, hafifçe yukarıya kıvrılmış minik üst dudağı, ince uzun burnu ve dalga dalga bakıra çalan esmer saç örgüleri, incecik ve alabildiğine zarif endamıyla, görüp görebileceğim en enfes yaratık’ diye not düşmüşüm. İnsanı altüst eden bir kadındı; bizi baş başa bıraktıklarında hafif yüzüm kızarmıştı, belki her ikimiz de biraz utanmıştık. Ancak, hemen ciddi bir sohbete girişti ve ateşli ateşli bana Jön Türkleri anlatmaya koyuldu…”
Henry W. Nevinson

İpek Çalışlar’ın, roman akıcılığında kaleme aldığı bu kitap; sabırlı, ayrıntılı bir araştırmaya, tanıklıklara, bugüne kadar gün ışığına çıkmamış mektuplara, arşiv belgelerine dayanıyor. Çalışlar, edebiyat ve siyasetle geçmiş bir ömrün karanlıkta kalmış yanlarını da içeren çalışmasıyla, “Halide Edib gerçeği”ni anlatıyor.

Yazar: İpek Çalışlar
Sayfa Sayısı: 
Satın Al

7. Freud-Mutluluğun Mimarı

Zweig, Mutluluğun Mimarı’nda, Freud’un öğrencilik yıllarından başlayarak önce bütün Avrupa’da daha sonra ise tüm dünyada geniş yankı uyandıran çalışmalarının izini sürüyor. Freud öncesi Avrupa’nın âdeta fotoğrafını çekerek ruhsal yönden “hasta bir Avrupa” portresi ortaya koyuyor ve Freud’un, “devrim” olarak nitelediği çalışmalarıyla bu hasta ruhları özgürleştiğini savunuyor. Zweig, Freud’un çıkış noktasına dikkat çekerken bir yandan da bu genç hekimin bilinçdışı dünya, rüyaların yorumu, psikanaliz ve cinsellikle ilgili çalışmalarının yarattığı etkiyi inceliyor. Mutluluğun Mimarı iki büyük ismi tek kitapta buluşturan ve roman tadında okunan eşsiz bir kitap…

“İnsan, Zweig’ın eserlerini övmeye nereden başlayacağını bilemiyor.”

─ Ali Smith

“Zweig, betimlediği hayatı çok iyi kavrayan ve olağanüstü çözümleme yetenekleri olan bir yazar.”

─ The New York Review of Books

“Zweig’ın metinleri, insanlara duyduğu sevginin kanıtı gibidir.”

─ London Review of Books

“Zweig, bütün yazarlar arasında en yetişkinidir; medeni, görgülü ama asla bezgin veya alaycı değil. Zweig, her şeye rağmen empatinin mümkün −gerekli− olduğuna inanan bir realist.”

─ Independent

(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Stefan Zweig
Sayfa Sayısı: 180
Satın Al

8. Deniz Gezmiş

İddianameye karşı diyeceklerim mevcuttur.
İddianame, kelle istemek için hazırlanmıştır.

Yapılan tahliller yanlıştır, hatalıdır, değerlendirmeler keza isabetsizdir. Yalnız biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen Türk halkına armağan etmiş bulunuyoruz ve Türk halkı ve devletin bağımsızlığına armağan etmiş bulunmaktayız. Bu sebeple ölümden çekinmiyoruz.

Yaşasın tam bağımsız Türkiye!
Yaşasın Marksizm-Leninizm’in yüce ideolojisi!
Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi!
Kahrolsun emperyalizm!
Yaşasın işçiler, köylüler!
(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Birol Öztürk
Sayfa Sayısı: 230
Satın Al
9. Che Guevara

Che Guevara, gençlik yaşamına Arjantinli bir maceracı olarak başladı. Önceleri amaçsız bir insandan farksızdı. Buna rağmen yine de tıp fakültesinden mezun olmayı başardı. Ne var ki, hekimlik diplomasını aldığı yıl, bu mesleği bıraktığını açıklamak gibi çelişkiler içinde kalmıştı. Çocukluğundan beri yakasını bir türlü bırakmayan “astım” illetine inat, durağan ve sıradan bir hayatı kabullenemiyordu. Onun için, hekimliğin bireysel tedavi yöntemlerine karşın, devrimciliğin tüm toplum ve insanları kapsayan kurtarıcılığını seçmekte duraksamadı.

Fidel Castro’yla karşılaşması, o döneme kadar bilmediği yeni ve son derecede anlamlı imkânlar sağlayan bir yaşam tarzıyla tanışmasına vesile olmuştu. Bu fırsat kendisini bütün benliğiyle adayabileceği ideallere erişmesini sağladı. Devrimcilikte bulduğu uygun ortamda hızla yükseldi. Küba Devlet Bankası Başkanlığı ve Sanayi Bakanlığı gibi dikkat çekici makamlara ulaştı. Dahası, sosyalist dünyanın sayılı isimlerinden biri haline geldi. Jean-Paul Sartre bile onu, “Sadece entelektüel değil, çağımızın en katıksız insanı” gibi bir övgüye layık gördü.
(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: Yaşar Şahin Anıl
Sayfa Sayısı: 496
Satın Al
10. Bozkurt Mustafa Kemal
Bozkurt Mustafa Kemal, Atatürk’ün sağlığında yazılmış ilk Atatürk biyografisidir. İşgal İstanbul’unda İngiliz İstihbarat Yüzbaşısı olan H. C. Armstrong tarafından 1932’de yazılan kitap içeride ve dışarıda büyük yankılar uyandırmış, uzun süre Türkiye’ye sokulması yasaklanmıştır. Atatürk, Armstrong’un kitabına hemen yayımlandığı yıl, sıcağı sıcağına cevap vermiş, Necmettin Sadak’a dikte ettirdiği düzeltmeleri Akşam gazetesinde yayımlanmıştır. Atatürk’ün cevapları daha sonra Sadi Borak tarafından derlenmiş ve 1955 yılında Armstrong’dan Bozkurt Mustafa Kemal ve İftiralara Cevap adıyla basılmıştır. Elinizdeki kitapta Armstrong’un Bozkurt’unu Gül Çağalı Güven’in titiz çevirisiyle ve Atatürk’ün cevabıyla birlikte yayımlıyoruz.(Tanıtım bülteninden)

Yazar: Harold C: Armstrong
Sayfa Sayısı: 488
Satın Al

PaylaşShare on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrEmail this to someone

Bir Cevap Yazın